Kitap & CD

Derdest Belgeseli’nin ilk gösterimi ile birlikte aynı gün satışa sunulan “Derdest: Zindanda Bitmeyen 28 Şubat” (röportajlar) 28 Şubat ve “Etibe’ye Mektuplar” (şiir) adlı kitapların tüm geliri haksız şekilde hapishanelerde yatmaya devam eden Müslüman tutsaklar ve ailelerine verilecektir.

derdestDerdest: Zindanda Bitmeyen 28 Şubat

Kitap & Belgesel Bir Arada

satin_al

Bu kitap, 28 Şubat sürecinde olağandışı usullerle yargılanıp, hukuksuz cezalara çarptırılan kardeşlerimizin ve ailelerinin yaşadıkları zulmün ifşası ve mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik beklentilerini dile getirmek üzere hazırlanmış bir çalışma olan, yönetmenliğini Kevser Çakır Demir’in yaptığı “Derdest” isimli belgesel için gerçekleştirilmiş röportajlardan oluşmaktadır. Darbecilerin brifing tezgahında şekillendirilmiş bir yargı mekanizması marifetiyle açtıkları ve bir türlü kapanmak bilmeyen bir yaraya dikkat çekmek için hazırlanmıştır. Mevcut düzeni yıkıp yerine İslami temelde bir devlet sistemi inşa etmek suçlamasıyla yargılanıp mahkûm edilen yüzlerce insanın maruz kaldığı hukuksuzluğun bizzat en yakınlarının ve sürecin doğrudan mağdur ettiklerinin ağzından aktarılması hedeflenmiştir.

Aslında bir yönüyle bu çalışma yıllardır beton duvarlar arasında adeta sükût suikastine uğratılmaya, sesleri bastırılmaya çalışılan Müslüman tutsakların unutulmadığına, unutulamayacağına dair de bir haykırıştır. Konusunu kirli, zalim uygulamalarıyla bu ülkenin hafızasına kazınmış bir hukuksuzluk cenderesinin devam edegelen mağduriyetleri oluşturmaktadır. 28 Şubat adı verilen post-modern darbe sürecinin hukuku, mantığı, haklarımızı, özgürlüklerimizi bir silindir gibi ezmesinin üzerinden geçen bunca yıldan sonra bile yaranın hala kanamaya devam ettiğini hatırlatmak üzere hazırlanmıştır.

Bu vesileyle bir kez daha yetki ve sorumluluk sahibi herkesi harekete geçmeye, bu haksızlığa daha fazla göz yummamaya, zulme daha fazla ortak olmamaya çağırıyoruz. Yine vicdan sahibi herkese, en başta da kardeşlik hukukunun üzerlerine yüklediği görevin bilincinde olanlara, olması gerekenlere vicdanları sızlatan bu haksızlığa, mağduriyete, zulme karşı duyarlılık ve tavır geliştirmelerinin boyunlarının borcu olduğunu tekraren hatırlatıyoruz. Zindan duvarlarının seslerini bastırdığı kardeşlerinin seslerine ses olmanın, haykırışlarını kulak verip cümle âleme duyurmaya çalışmanın kardeşlik hukukunun gereği olduğunun altını çiziyoruz. Ve son söz olarak artık yeter diyoruz, evet haksızlığa ve zulme artık yeter!

etibeyemektuplarEtibe’ye Mektuplar – Atavi Osman Erdemir

satin_al

ey sabaha bir önsöz besmelesiyle oturanlar
sevdanın maviliğini yüreğine düğümleyenler söyleyin…
söyleyin; bir çocuğun gülüşü kaç bahardır
bir çocuğun susuşu kaç ölüm…
ellerim üşüyor kan rengi bir şafakta
ellerim üşüyor ellerim yorgun
“uçurumun kenarındayım hızır” kapama gözlerini gecenin ayazında
uçurumun kenarındayım hicabım kurşun yemiş
mahremimden kan sızıyor sen sızıyorsun gecenin en koyusundan
gece suskun su kurşuni toprak soğuk çocuk ölü

28 Şubat’ta giden günlerde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Osman Erdemir hukuksuzluğun tabii bir hal aldığı bir dönemde henüz 22 yaşındayken tutuklanarak idama mahkûm edildi. 24 yıldır cezaevinde hukuksuzluğa karşı direnmeye devam Erdemir; mısraları, kelimeleri ve yaptığı resimlerle şahitliğini sürdürmeye devam ediyor.
Bu kitap, yirmi dört yıldır bedeni hapsedilen şairin dışarıya seslenmek için kaleme aldığı şiirlerinin derlenmesiyle meydana getirilmiştir. Sosyal meseleleri, haksızlıkları, savaşları, direnişi de konu alan 99 şiirden oluşan bu eser, aynı zamanda zindanda devam eden 28 Şubat’ın son bulması çağrısıdır.